• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/uyanisyayinevi
  • https://twitter.com/Uyanis_Yayinevi

Günün Sözü

Melekler Serisinin 2. kitabı Meltem; o bir vaşak kadar vahşi, bir kurt kadar dikkatli, bir sincap kadar muzır, kelebek kadar narin.

1- Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz ve nerelerde çalıştınız?

İsmim Sevde Duran, eğitimci bir babanın kızıyım. Aslen Malatyalıyım, ilk ve ortaokulu Malatya'da liseyi Elazığ'da okudum. Dört Yıllık Anaokulu Öğretmenliği mezunuyum. Bir Kamu Kurumunun Anaokulunda uzun bir dönem görev yaptım. Yine aynı kurumun açtığı sınavla Şef kadrosuyla farklı bir alanda çalışmaktayım. Bir oğlum var ve Ankara'da ikamet ediyorum.

2- Yazma hikâyenizi anlatır mısınız? Ne zaman yazmaya başladınız ve ilk kitabınızın adı, konusu neydi?

Yazmak hikâyemin başlangıcını hatırlamıyorum desem yalan olmaz. Sanırım ortaokul yıllarında başladım. Elif'in Düşleri adlı bir hikâye yazmıştım. Bu daha çok şiirsel bir hikâyeydi. Ara ara küçük hikâyeler yazdım, fakat tüm yazdıklarımı maalesef muhafaza edemedim. Lise yıllarımda okul gazetesinde köşe yazısı ve küçük hikâyeler yazdım. Yazma aşkına sınavlar, dersler derken ara verdim. Küçük yaştan itibaren ne bulduysam okumaya başladım, ilkokul yıllarında roman okumaya başladım ve bu tutkum yıllar geçtikçe çoğaldı. Bir dönem yılda iki yüzden fazla kitap okuyordum. Okuma ve birikim sonunda uzun zamandır düşündüğüm profesyonel anlamda yazma isteğim bilinçaltı etkisiyle sanırım 2010 yılında gecenin üçünde uykudan uyanıp yazmamla başladı.

İlk romanım hiç yayınlamaya kıyamadığım bir roman oldu. Sevgiye Tutunuş; Duygusal bir roman olan bu kitap babası kaymakam olan bir kızın hayat hikâyesi. Birçok ilde ve dünyanın farklı ülkelerinde geçen bir roman olan bu kitap, insanı o illere ve ülkelere götürüyor insanı.

3- Yazmaya başlamadan önce ve şu an duygularınız arasında ne gibi farklar var?

Yazmaya başlamadan önce hayata bakış açım tek pencereydi, hayal dünyam hep geniş olsa da düşüncelerim ve duygularım belli sınırlar içerisindeydi. Yazmaya başladıktan sonra güle bakışım bile farklılaştı. Tomurcuk gülün katmanlarının açılış şeklinden, kokusuna solup kurumasına kadar gözümde canlandırabiliyorum. İnsanlar benim en büyük malzemem, her davranışları dikkatimi çekiyor. Onların iç dünyalarını yüz ifadelerinden ve vücut dilinden kurgulayabiliyorum. İşin özeti yazmak mikroskopla dünyayı seyretmek gibi oldu. Gün geçtikçe daha ayrıntılı gözlemliyorum, hayal dünyamın sınırı yok. Kelimeleri kullanışım duyguları ve olayları yazıya dökmek her geçen gün daha da gelişiyor ve en önemlisi önceki yazdıklarımın üzerine bir şeyler kattığımı görebiliyorum. Yazma dilim olsun, kelime hazinem ve olayları canlandırmam su birikintilerinin göle dönmesi ve zamanla denize dönüştüğünü fark ediyorum. Bu öyle bir aşk ki yazdıkça kelimeler dalgalara dönüşüyor ve denizcilerin Sirenlerin büyüsüne kapıldığı gibi beni de kelimeler kendine çekiyor.

4- Bugüne kadar hangi kitapları yayınladınız ve konusu neydi?

İlk yayınlanan romanım Agapi Yayınlarında çıkan, şu anda 3. Baskıda olan "Bir Dilek Üç Yürek" Bu kitapta dostluğu, paylaşmanın önemini ve kadınların cesaretini, başarma azmini işledim. Bir kadın isterse başaramayacağı hiçbir işin olmadığını ve arkadaşlığın ne kadar değerli olduğunu anlattığım bir hikâye.

2. romanım ise 5 kitaptan oluşan yine Agapi Yayınlarında çıkan, Melekler Serisinin 1. Kitabı 2. Baskıda olan "Cemre" bu kitapta hayatın zorlukları karşısında ayakta kalmaya çalışan bir kızın yaşam mücadelesini anlatıyor.

Bu serinin 2. Kitabı Uyanış Yayınevi'nden çıkan, "Meltem" ise oldukça farklı bir konusu olan bol aksiyon, heyecan dolu içinde her türlü duyguyu yaşayacağınız sürükleyici ve her kesimin zevkle okuyacağını düşündüğüm güzel bir hikâyesi olan bir roman.

Melekler Serisinin diğer üç kitabı Neva, Serra, Sahra hepsini yazmayı bitirdim. Her biri farklı bir karakter, farklı bir renk. Yayınlanmayı bekliyorlar. Ayrıca üzerinde çalıştığım "Dedem ile 40 yeni gün 40 eski yaşam" beş kitaptan oluşan hikâyeyi tamamlamaya çalışıyorum. Bu arada fantastik bir konusu olan roman daha kaleme aldım. Belki zaman içerisinde onu da okuyucularla buluştururuz.


5- Yazarken nelerden ilham alırsınız?

Ben bugüne kadar tüm yazdıklarımı kurgu olarak yazdım. Genelde etkilendiğim bir olay veya kişiler yok. Ama malzemem insan olduğu için çevremde, izlediğim filmlerde karakterlerin davranışlarına çok dikkat eder incelerim. Ayrıca en büyük ilham kaynağım doğa. Doğada yaşanan her olay benim zihnimde bir kurgunun başlangıcı olur.

6- Yazmak için önce neler yapmak lazım, okumadan yazan ve hemen kitap çıkarmak isteyen o kadar çok ki bu konuda ne diyeceksiniz?

İki binden fazla kitap okumuş dokuz kitap yazmış biri olmama rağmen hâlâ çok okumam gereken kitap ve yazarım demem için çok yazacağım roman ve hikâyeler olduğunu düşünen biriyim. Yazmak bir sanat ve yetenek evet. Ama yazarlık biraz zanaatkâr olmak gerektiriyor. Pişmeden ve çıraklık eğitiminden geçmeden bir kitap çıkarmak hem okuyucuya hem edebiyata saygısızlık olarak düşünüyorum. Birçok gençte en çok duyduğum cümle ben de bir kitap yazmak istiyorum. Yazmadan önce kelime dağarcığının gelişmesi ve olayları hikâyeleştirmek için kurgulama bilgisi şart. Bu bilgi içinde bol okuma ve insanları tanımak artı kelimelerin anlamlarını ve yazım kurallarını öğrenmeden yazmaya çalışmak temelsiz gecekondu inşa etmeye benzer. Temel ve malzeme, artı işçilik olmadan hiçbir yapı sağlam ve estetik olmaz. Kitap yazmak için belli bir birikim ve sabır şart. Her kelimenin hakkını vermek için kelamı iyi öğrenmek ve yaşamak gerek.

7- İyi yazmanın bir formülü var mı? Sizce nedir?

İyi yazmanın formülü tabii ki var. Öncelikle birikim, temel dil bilgisi, edebi değeri olan ve klasik tüm kitapları okumak, insanları iyi analiz, birçok pencereden olaylara bakış açısı, kesinlikle sınırsız bir hayal gücünüzün olması, sebat ve yazmayı çok sevmek. Küçük yaştan itibaren köşe yazısı, makale, hikâye, şiir, deneme, roman her yazıyı severek okuyor ve duygularını kaleme dökebiliyorsanız bir ışık vardır. Bunun gelişmesi için bıkmadan usanmadan kısa, uzun yazmayı sürdürdükçe dil daha da gelişir ve zenginleşir.

8- Çok satan mı çok okunan mı çok tanınan yazar mı daha verimlidir sizce?

Eskiden olsa çok satan ve okunan derdim. Maalesef günümüzde popcorn tarzı Wattpad yazarları dediğimiz, Kore dizilerinden esinlenen konusu birbirine benzeyen edebi değeri olmayan ve çok az kitap okumuş oldukça genç yazarların çıkardığı kitaplar ya da popüler isimlerin kaleme aldığı kitaplar en çok okunan ve satan kitaplar arasında. Benim için en verimli yazar ve en iyi kitap kütüphaneme koyduğum ve birkaç defa okumak istediğim, bana edebi, fikir ve duygusal anlamda katkısı olan kitaplar verimlidir. Kemik okuyucu dediğimiz gerçek okuyucular bu tarz kitapları tercih ediyor. En büyük arzum günümüzde de klasikler arasına giren kitapları olan yazarların olması.

9- Daha iyi yazmak için neler yapıyorsunuz?

Okumaya devam, bir de hayatın içinde olmaya çalışıyorum. Simitçiden, bakkala, sokakta oynayan çocuktan, hasta yatağındaki bir insana her ferde daha dikkat ediyorum. Yazmaya devam ediyorum, yazdıkça kelimelerin akışı nehirdeki suyun şiddeti gibi daha da hızlanıyor ve kolaylaşıyor. Kendimi geliştirmek için sosyal medyadaki kısa yazılar da dâhil mümkün olan her yazıyı okumaya çalışıyorum. Birde sık sık TDK sözlüğüne eski lügat kitaplarına göz atmaya çalışıyorum. Kelimelerin anlamlarını bilmeyen cümlede doğru sözcükleri kullanmakta zorlanır.

10- Çalışmış olduğunuz yayınevleri ve ilgili kişileri hakkında ve halen çalışmakta olduğunuz yayın evi ve ilgili kişileri hakkında görüşlerinizi bildirir misiniz?

Eski çalıştığım yayınevi ile oldukça yakın ve güzel bir dönem geçirdik. Özellikle editörüm ile harika zaman geçirdik ve işini çok ciddiye alan ve iyi bir editördü. Farklı nedenlerden dolayı yolumu ayırsam da onların bu alanda yeni bir yayınevi olmalarına rağmen iyi bir yere geleceklerine inanıyorum. Şu anda çalıştığım Uyanış Yayınevi ile yeni çalışıyor olmama rağmen ilk günden itibaren emeğe ve yazara gösterdikleri saygı bana sonsuz güven verdi. Uzun yıllardır bu işe gönül vermeleri, ticari kârdan çok edebi eserler çıkarmak için doğru yoldan şaşmamaları, hâlâ edebiyat için çabalayan yayınevleri olduğu görmemi sağladı. Popüler ve büyük yayınevi olmak için amacından sapmadan okuyucuya en güzel ve edebi eser çıkarma gayeleri yayınevime saygı duymamı ve böyle bir yayınevi ile çalışmanın gururunu yaşattı bana. İlk gün nasıl başladıysak, bugüne kadar yazara gösterdikleri ihtimamın hiç değişmediğini gördüm. Evet, bir yazar için yazmak aşk ve kitaplarının okuyucular tarafından beğenilmesi gurur kaynağı. Uyanış Yayınevi için de yazarının duyduğu her gurur ve mutluluk kendi gururu ve mutluluğu. Okuyucuya gösterdiği saygı sonsuz. İyi ki böyle bir yayınevi ile çalışmak bana kısmet oldu, güzel işler üreteceğimiz ve adımızdan güzel söz ettireceğimiz yıllar olacağını düşünüyorum.

11- Bugüne kadar hangi kurum veya kişi öncülüğünde katıldığınız kitap ile ilgili ortak projeler nelerdir ve konusu amacı nedir?

Daha önce Malatya Park AVM de bir kaç kez "Kadının Türk Toplumundaki Yeri" adlı söyleşi yaptım. Karaman Üniversitesinde "Kadın hakları ve Başarısı" konulu öğrencilerle söyleşi programına katıldım. Ayrıca bir kaç yerel televizyona kitaplarımla ve Türk Edebiyatı ile ilgili röportaj programı, Milliyette kendim ve kitaplarla ilgili röportaj yazım yayınlandı.

12- Rahmetli olmuş ya da yaşayan yazar ve şairlerden benimsediğiniz kimlerdir?

En çok okuduğum ve beğendiğim Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Halit Ziya Uşaklıgil, Atilla İlhan, Sabahattin Ali, Necip Fazıl, Nazım Hikmet Ran, Ayşe Kulin, ayrıca yabancı yazarlardan Jack London, Tolstoy, günümüz yazarlardan Nora Roberts ve Agatha Christie..

13- Yazar ve şair arkadaşlara söylemek istediğiniz bir çağrınız var mıdır?

Yazar olmak sadece kitap yazmak değil, aynı zamanda okurlarla daima iletişim halinde olmak, toplumsal olaylara duyarlı olmak ve öncü olmak gerektiriyor. Yazdıklarımızın okura güzel şeyler katması ve olumlu yaşama bakış açısı olması toplumun duyarlılığı için okurların yazdıklarımızdan ders çıkarmasına özen göstermeliyiz. Gerek insan sevgimiz, gerek toplumsal davranışımız açısından örnek olmalı, yaşama tebessüm dolu duygular katmak sihirli sözlerle yüreklere girmek bizim elimizde unutmayalım. Hayat paylaşınca güzel, biz güzel duygular aşılar edebiyatı sevdirmek bizim elimizde.

14- Son olarak iyi yazar-şair olmak isteyenlere ya da bu işe yeni adım atacak olanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Öncelikle çok okuyun ve yazar olmak istiyorsanız hayatı iyi inceleyin küçük sözler, hikâyeler yazın bunları yakınlarınızla paylaşın. Aldığınız eleştirilere ve öğütlere kulak asın. Bu yol çok uzun ve sebat gerektiren meşakkatli çok özveri gerektiren bir yol. Öncelikle çok sevmek ve inanmak gerekiyor. Kendinize ve yaptığınız işe inanıp saygı duyarsanız emeğinizin karşılığını alacağınıza eminim. Hiçbir zaman ünlü olmak gibi bir amaç gütmeyin, yazarlık kandil gibi az ışıkla ağır ağır demlenerek aydınlatır. Hayal gücünüzü daima canlı tutun ve yaşamı sevin, yaşam emeğin ödülünü er geç verir.



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   749 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın