• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/uyanisyayinevi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905334645270
  • https://twitter.com/uyanisyayinevi
  • https://www.instagram.com/uyanisyayinevi

Günün Sözü

Hangi asırda yaşarsa yaşasın insanlar Peygamberimizle çağdaş yaşayabilirler.

Burç Yayınevi’nin, son peygamber Hz. Muhammed ile ilgili söyledikleri önemli noktalar var. Yayınevi yetkilisi Ali Uysal sorularımızı cevaplayarak kısa bir değerlendirmede bulundu.

Hz. Muhammed ile ilgili O’nu anlatan çok şey yazılıyor ve anlatılıyor. Sizce biz Müslümanlar Peygamberimizi anlayamıyor muyuz?

Peygamberimizi anlayabilmek için illa ki O’nun yaşadığı devirde O’nunla beraber oturup kalkmak gerekmediğini, dünya gözüyle O’nu görerek
O’nunla beraber bir hayat sürmek gerekmediğini söylüyoruz. Zaten bunu istesek de imkansız olduğunu biliyoruz. Çünkü herkes kendi zamanının çocuğudur. Biz bu zamanda bu devirde dünyaya geldik ve bu zaman içerisinde Müslümanlığı yaşamak mecburiyetindeyiz. Peygamberimiz 14 asır önce vefat etti ve ama O’nun sünneti kıyamete kadar devam etmektedir.

Önemli olan bunu yaşamak ve yaşatmaktır. Ancak bu şekilde Efendimizle çağdaş olabiliriz. Hangi asırda yaşarsa yaşasın insanlar Peygamberimizle çağdaş yaşayabilirler. Bu bizim elimizde…

Peygamberimizi anlayabilmek için önce onu tanımalıyız diyorsunuz... Tanımak derken, sadece fiziksel özellikleriyle tanımak mı, yoksa bütüncül bir bakışla tanımak mı?

O’nu anlayabilmek için önce O’nu iyi tanımalıyız. O’nu tanımak, sünnetini iyi bilmek ve kavramak demektir. Hz. Peygamber’in sünneti denince onun sözleri, fiilleri, davranışları, Peygamber tarafından alışkanlık haline getirilen hayat tarzı, onun sahip olduğu zihniyet yapısı, dünya görüşü, ahlâkı ve sîreti aklımıza gelmektedir.

Rasûlullah (s.a.s.) Allah’ın en muttaki kuluydu. Allah onun geçmiş ve gelecek günahlarını affettiği halde o ayakları şişinceye kadar Allah’a ibadet eder ve kendisini ikaz edenlere “Allah’a şükreden bir kul olmayayım mı?” buyururdu.

O, insanları Allah’a dâvet eden, inancını açık net bir şekilde tebliğ eden bir dâvetçiydi.

O, hanımlarına eş, çocuklarına baba, etrafındaki insanlara arkadaş, komşu yani iyi bir insandı.

Efendimiz, devlet idare eden, çarşı-pazar kontrol edip düzenleyen, ordu gönderen, elçi kabul eden bir lider ve komutandı. Rasûlulah’ın (s.a.s.) bu yönleri üzerinde ne yazık ki durulmuyor.

“Peygamberimizi Tanıyalım, Anlayalım” adlı eser, O’nu anlayabilmemiz için hadislerle tanıtmaya çalışıyor. Tanıtırken fiziki özelliklerinden bahsetse de daha çok aile hayatından, namazlarından, rüyalarından, temizliğinden, eğitimciliğinden, beşeri ilişkilerinden, dualarından, yönetiminden, anılarından ve benzeri tüm özelliklerinden bahsetmektedir.

Önce fiziksel özelliklerinden başladık. Fiziksel yönden onun çok mükemmel biri olduğunu en güvenilir kaynaktan biliyoruz.

Kitabımızda O’nu fiziksel yönden tanıttıktan sonra her yönüyle Rasûlulah’ı (s.a.s.) ele alıyor ve O’nu model olarak günümüz insanlarına örnek olarak anlatmaya çalışıyoruz.

Diyoruz ki; Haydin hep birlikte PEYGAMBERİMİZİ TANIYALIM ANLAYALIM.

Peygamberimizin sevdikleri ve sevmediklerini konu edinirken hayatın içindeki her alana değindiniz mi?

Yazarımız “Peygamberimizin (s.a.s) sevdikleri ve sevmedikleri” adlı eserinde Peygamber Efendimizin(s.a.s.) hayatın her alanındaki yaşayışını ele alıp anlatmıştır. Bu kitap hayatın her alanını yansıtan dini, insanlara tebliğ etmekle görevli olan Peygamberimizin (s.a.s.) hayat anlayışının gösteren önemli bir eserdir.

Mesela Peygamberimiz, Ebu Cehil ve onun gibileri de sevmiyordu öyle değil mi?

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) aslında bir sevgi peygamberidir. Her türlü insanı sevdiği bilinir. Ama Ebû Cehil ve onun gibiler İslam dinine zarar verdikleri için onları sevmiyordu. Peygamber Efendimiz şahsına yapılan her türlü eziyete katlanırdı ama İslam dininin yayılmasını engellemek isteyenlere asla muhabbetle bakmazdı.

Bu konuda kısaca şu şekilde bahsedelim isterseniz.

Müslümanların, dinleri uğruna ev ve barklarını mal ve mülklerini, yurtlarını terk edip Medine'ye hicret etmelerinden sonra dâhi her fırsatta İslâm'a karşı düşmanlığını ortaya koyan Ebû Cehil, Bedir Savaşı'nın çıkmasına da sebep olmuştur. Peygamber Efendimizle aynı yaşlarda olan Ebû Cehil, ilk anlarından itibâren İslâm'a hep karşı çıkmış, Peygamber Efendimize ve özellikle güçsüz Müslümanlara var gücüyle düşmanlık gösterip ezâ ve cefâlarda bulunmuştur. İslâm'ın ilk iki şehidinden biri olan Ammâr b. Yâsir'in annesi Sümeyye, İslâm düşmanı Ebû Cehil tarafından hunharca öldürülmüştür. Böyle bir durum karşısında Sevgili Peygamberimiz Ebû Cehil gibi insanları sevmemekte haklıydı.

Mucizelerle Davet kitabınızda, sadece bilinen mucizeler mi anlatılıyor? Biraz bahseder misiniz?

Bu kitabımızda Sevgili Peygamberimizin bilinen ve bilinmeyen birçok mûcizelerinden bahsediliyor. Mesela; Bazı Muğayyebatı haber vermesi (gözle görülmeyen gizli şeyleri), toprağın Rasûlullah’a yardımcı olması, Surâkâ’nın hikâyesi, Hendek savaşındaki rüzgâr ve askerler gibi başlıklarla beraber bilinmeyen bazı mucizelerine de değiniyoruz.

Röportaj: Nefes Yapım



8424 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Okuyalım, Okutalım
Site Haritası