• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/uyanisyayinevi
  • https://twitter.com/Uyanis_Yayinevi

Günün Sözü

En kusursuz plan; bizim planlayamadığımızdır.


1- Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz ve nerelerde çalıştınız?

İstanbul’da doğdum. İktisat ihtisası yaptım. Özel sektöre ait çeşitli kuruluşlarda yöneticilik ve danışmanlık görevlerinde bulundum. 2010 yılından itibaren yazdığım makaleler ve denemeler ile aynı zamanda edebiyat alanında da çalışmalara başladım. Yaşam Koçluğu, NLP, Psikoloji, Özgüven ve Stres Yönetimi eği­timleri sonucu uluslararası sertifikalar aldım. Profesyonel Koçluk ve Danışmanlık hizmeti vermekteyim. Şimdilerde ikinci kitabım üzerinde çalışıyorum.

2- Kitabınız çıktıktan sadece bir ay sonra ikinci baskıya geçti. Elde ettiğiniz başarıyı nasıl yorumluyorsunuz?

Fikrimce, kişisel gelişim kitaplarının daha az sevilmesinin sebebi: "Şunu yap, bunu yapma! Şöyle yaparsan hayatın değişecek!” gibi, direktif ve inandırıcı olmayan vaadlerde bulunulması. İyi bir kişisel gelişim kitabı fark ettirmeden tüm mesajları, âdeta bilinçaltına işlemeli ve okuyucusunu sorgulamaya, araştırmaya yöneltmeli diye düşünüyorum. İşte bu yüzden Bakış Açısı’nı; ders verir gibi değil, sohbet havasında yazdım.

3- Yazma hikâyenizi anlatır mısınız? Ne zaman yazmaya başladınız ve ilk kitabınızın adı, konusu neydi?

Lisedeyken şiir yazardım. Defterlerim annemin eline geçti. Bir sevgilim olduğunu düşünerek yırttı hepsini. Halbuki hiç sevgilim olmamıştı ve olmadığı halde annemi buna -kesin olarak- inandırabildiysem, belki de iyi yazılmışlardı. Uzun süre şiir yazamadım. Nerede saklayabilirdim ki? Fakat vazgeçmedim, yoluma öykülerle devam ettim.

İlk kitabım: Bakış Açısı. Yaşam Koçu olarak, emir kipi kullanmadan bir kişisel gelişim kitabı yazdım. Çoğu insana yapay ve itici gelen, "Söylediklerimi yapın!" yaklaşımını kullanmayarak, öğretileri olay örgüsü dahilinde, sıradışı bir hikâye ile işledim. Kişisel gelişimde ezber bozmak ve okuyucuyu içsel yolculuğa çıkarmak amacındayım

4- Yazmaya başlamadan önce ve şu an duygularınız arasında ne gibi farklar var?

Yazarak kendimi daha iyi ifade eden bir insan olarak, kitabımı okuyanlar tarafından anlaşılmış olmak ve beni anlayan bir kitlenin giderek büyümesinin verdiği hazzı yaşıyorum.

5- Bugüne kadar hangi kitapları yayınladınız ve konusu neydi?

Bakış Açısı ilk kitabım. Ana karakter Devran ile beraber, okuyucuyu ruhsal aydınlanma yolculuğuna davet ediyorum. Kuantum olumlama teknikleri, kimlik arayışı, evrenin çekim yasası, zihinsel ve ruhsal seçimlerimiz, doğru şekilde istemek, ele aldığım konulardan birkaçı.

6- Yazarken nelerden ilham alırsınız?

 Yazarken en büyük ilham kaynağım: Rüyalarım. İkinci sırada almış olduğum eğitimlerden etkilendiğim konular yer alıyor.

7- Yazmak  için  önce neler yapmak lazım, okumadan yazan ve hemen kitap çıkarmak isteyen o kadar çok ki bu konuda ne diyeceksiniz?

Bir kişisel gelişim kitabı yazıyorsanız, ilgili konu hakkında yetkinliğiniz olmalı ki yanlış yönlendirmelerde bulunmayın. Sözcükler yaratıcıdır. Bilgi olmadan fikir olmaz olsun.

8- İyi yazmanın bir formülü var mı? Sizce nedir?

Önce iyi bir okur olmak gerekiyor. Çocukluğumdan itibaren, dünya klasikleri serisiyle okuma­ya başladım. Daha sonra Malcolm X’in otobiyografisi ile devam ettim ve beni düşünmeye, araştırmaya iten, evrenin çekim kuramı ile tanıştıran Paulo Coelho/Simyacı’yı okuduktan sonra hayatım değişti. Bazı kitaplar güçlüdür, yön verir. Uzunca bir eğitim döneminden geçtikten sonra paylaşma vakti geldiğinde; bir kitap yazmayı ve bu kitabın dönüşüm için araç olmasını istedim. Tıpkı ruhun tekâmülü için, bedenin dünyadaki görevi gibi.

9- Çok satan mı çok okunan mı çok tanınan yazar mı daha verimlidir sizce?

Kesinlikle çok okunan. İyi reklam yaparak çok tanınıp, çok satabilirsiniz kitabınızı fakat okunmadıktan sonra anlaşılamazsınız.  “Okuyup da bitirebildiğim ilk kişisel gelişim kitabı, Bakış Açısı oldu.” diyen okurlarım var.

10- Daha iyi yazmak için neler yapıyorsunuz?

Yazma sürecinde yarattığım karakterlerle empati kurmayı deniyorum. Yeni yazarların kitaplarını okuyorum. Yeni yerler keşfediyorum. İnsanlarla sohbet edip, yaşayışları hakkında bilgi edinmeye çalışarak, farklı dünyaları keşfe çıkıyorum. Okumak ve yazmak;  kendime ayırdığım özel vakit, hayat dersi biriktirmece benim için.

11- Çalışmış olduğunuz yayınevleri ve ilgili kişileri hakkında ve halen çalışmakta olduğunuz yayın evi ve ilgili kişileri hakkında görüşlerinizi bildirir misiniz?

Kitabımın dağıtımı hususunda Uyanış Yayınevi sahibi Ahmet Bey’den destek aldım. Aynı zamanda tanıtım için gerekli bağlantıları kurup, yenilikçi fikirleriyle daha çok kişiye ulaşmamı sağladığı için kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.

12- Bugüne kadar hangi kurum veya kişi öncülüğünde katıldığınız kitap ile ilgili ortak projeler nelerdir ve konusu amacı nedir?

Yazar arkadaşlarımın bir araya gelerek, bir proje kapsamında çıkarttıkları kitapları faydalı bulmakla beraber, hiçbir zaman içinde yer almak istemedim. Gözüm hep baş roldeydi.

13- Rahmetli olmuş ya da yaşayan yazar ve şairlerden benimsediğiniz kimlerdir?

Sözleri âdeta iç sesim hâline gelmiş olan; Oğuz Atay ve Sabahattin Ali.

14- Yazar ve şair arkadaşlara söylemek istediğiniz bir çağrınız var mıdır?

Derdi olan bir yazar veya şair olmalarını istiyorum. Hangi türde yazılırsa yazılsın, birçok insanın işine yarayacak, hayatlarına dokunup, iyileştirmeyi dert edinen eserler ortaya koymalarını diliyorum. Okur olarak bana bir şey katmayan kitapları zaman kaybı olarak değerlendiriyorum. Yaşam en iyi tutumları geliştirmek için bir fırsattır, zamanı kazanmak ve kazandırmak gerek.

15- Son olarak iyi yazar-şair olmak isteyenlere ya da bu işe yeni adım atacak olanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

İyi yazar olmadan önce iyi okur olmalarını, hedeflerini büyük tutup, tutkuyla peşinden gitmelerini ve toplumsal sorunlara karşı duyarlılıklarını yazılarına yansıtmalarını tavsiye ederim. Yazılarındaki sahneleri ve karakterleri sözcüklerle boyarken, bir yerde kitlenirlerse; yazar kimliğinden çıkarak, okur gözüyle ne okumak istediklerini düşünebilir, rollerini bu akışta tutabilirler. Akışta yaşayan kişi zaman zaman duraksayabilir, fakat yine de plansızca devam eder yoluna. En kusursuz plan; bizim planlayamadığımızdır.



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   690 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın