• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/uyanisyayinevi
  • https://twitter.com/Uyanis_Yayinevi

Günün Sözü

Üç farklı insan ve üç farklı hayat nasıl olur da bir araya gelir?

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz ve nerelerde çalıştınız?

- Kuzey Kıbrıs’ta İngilizce Öğretmenliği okudum, sonrasında aynı üniversitede İngiliz Edebiyatı ve Psikanaliz üzerine master yaptım fakat tez aşamasında bırakıp iş hayatına atıldım. Gayrimenkul sektöründe yıllarca çalıştım halen de yurtdışı fuar satışı yapan bir firmada üst düzey yönetici olarak çalışıyorum.

Yazma hikâyenizi anlatır mısınız? Ne zaman yazmaya başladınız ve ilk kitabınızın adı, konusu neydi?

- Edebiyat ve kitap okumak üniversiteden beri hayatımda olan en büyük hobim. Yazmaya yine üniversite yıllarında başladım. İngilizce ve Türkçe olarak çeşitli denemeler ve kısa hikâyeler yazdım. Fakat profesyonel anlamda yayınlanan ilk romanım Sin ve Şın’dır. Halen ikinci kitabım üzerinde çalışıyorum.

Yazmaya başlamadan önce ve şu an duygularınız arasında ne gibi farklar var?

- Okumayı her zaman çok sevdim fakat yazmaya ilk başlarda okuduğum bölümden dolayı bir zorunluluk olarak başladım. Sonra beni o kadar alıp götürdü ki şimdi sorsanız okumak mı yazmak mı diye kesinlikle yazmak derim.

Bugüne kadar hangi kitapları yayınladınız ve konusu neydi?

- Yayınlanan ilk romanım Sin ve Şın, farklı hayatlara sahip, birbirini tanımayan üç insanın karşılaşma hikâyesini anlatıyor. Sıradanlıktan uzak, imkânsız diye adlandırdığımız bir dizi olay yaşıyor kitabın kahramanları.

Yazarken nelerden ilham alırsınız? 

- Açıkçası, gündelik hayatımızda sürekli kullandığımız “tesadüf” kelimesinin aslında gerçeği yansıtmadığını vurgulamak istedim romanda. Yaşadıklarımızın ve gördüğümüz her şeyin bir amacı olduğunu ve hayatın “tesadüf” olamayacak kadar ciddiye alınması gerektiği düşüncesinden yola çıkarak bu romanı yazdım.

Yazmak  için  önce neler yapmak lazım, okumadan yazan ve hemen kitap çıkarmak isteyen o kadar çok ki bu konuda ne diyeceksiniz?

Bu soruyu cevaplamam için daha çok kitabımın yayınlanıp, okurlar tarafından beğenilmiş olması lazım. Ama hangi iş olursa olsun insan inanıyorsa gayret etmeli ve denemeyi asla bırakmamalı diye düşünüyorum.

İyi yazmanın bir formülü var mı? Sizce nedir?

- Bu soruyu bir okuyucu olarak cevaplayabilirim, az önce de dediğim gibi iyi yazıp yazmadığımı henüz bilmiyorum. Bu tamamen okurların takdiri. Ben bir okuyucu olarak, iyi yazılmış bir eserin okurların üzerinde etki bırakması gerektiğini düşünüyorum. Konu ne olursa olsun, güzel ve keyifli bir tat bırakmalı okuyucuda ki yazarın bir sonraki eseri merakla beklensin.

Çok satan mı çok okunan mı çok tanınan yazar mı daha verimlidir sizce?

- Çok tanınan yazarların kitapları çok satıyor ve okunuyor mantığı aslında doğru değil. Yazarı popüler olduğu için satın alınan ve yarısına gelmeden bırakılan birçok kitap var. Bence çok okunan yazar olmak daha verimli hem yazar hem de okurları için.

Daha iyi yazmak için neler yapıyorsunuz?

- Öncelikle yazdıklarımdan kendim keyif almalıyım bir okur olarak, dikkat ettiğim en önemli konu bu. Sanki başka bir yazarın kitabını okur gibi okuyorum yazdıklarımı. Bu yüzden yazdığım her cümleyi oldukça eleştirel bir bakış açısıyla değerlendiriyorum.

Çalışmış olduğunuz yayınevleri ve ilgili kişileri hakkında ve halen çalışmakta olduğunuz yayınevi ve ilgili kişileri hakkında görüşlerinizi bildirir misiniz?

- Bugüne kadar görüştüğüm yayınevlerinden maalesef olumlu bir izlenim almadım. Konuşmalar ve diyaloglar edebiyat dışında gelişiyor maalesef. Konu maddiyat ile başlıyor ve bitiyor. Ne yazdığınızla ve yazmaktaki amacınızla çoğu yayınevi ilgilenmiyor. Umutlarımın kaybolduğu bir anda Uyanış Yayınevi ile görüşmeye başladım. Edebiyata ve yazara değer veren, kaliteli ve profesyonel yaklaşımıyla yayınevi sahibi sayın Ahmet Bilgehan Arıkan beyefendi ile çalışmaktan son derece memnunum.

Bugüne kadar hangi kurum veya kişi öncülüğünde katıldığınız kitap ile ilgili ortak projeler nelerdir ve konusu amacı nedir?

- Yıllardır yazıyorum fakat profesyonel anlamda okurlarla bu ilk buluşmam.

Rahmetli olmuş ya da yaşayan yazar ve şairlerden benimsediğiniz kimlerdir?

- İskender Pala’nın romanlarını ve tarzını çok seviyorum. Yabancı yazarlardan William Faulkner ve Guy de Maupassant da hayran olduğum yazarlar.

Yazar ve şair arkadaşlara söylemek istediğiniz bir çağrınız var mıdır?

- İçinizden geldiği gibi, kimseye aldırmadan yazın. Herkes okuyabilir ama herkes yazamaz bunun için kimsenin sizin cesaretinizi kırmasına izin vermeyin.

Son olarak iyi yazar-şair olmak isteyenlere ya da bu işe yeni adım atacak olanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

- Bu iş gönül işi bu yüzden verebileceğim bir tavsiye yok. Çok okuyun veya çok çalışın demek yazar/şair olmanın şartı olamaz. Kelimeler dilden değil de kalpten döküldüğü zaman başarı gelir diye düşünüyorum.



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   65 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın