Dağıtımını Yaptıklarımız
Günün Sözü
Site Haritası

Basında Hüdâvendigâr Onur

Aydınların Gözüyle S. Ahmet Arvasi

www.iha.com.tr
12 Kasım 2012


Gazeteci yazar Hüdavendigar Onur’un hazırladığı Aydınların Gözüyle S.Ahmet Arvasi kitabı Uyanış Yayınevi tarafından yayımlandı. Onur, kitabında, Arvasi’nin akrabaları, arkadaşları, dostları ve sevenlerinin hatıra ve görüşlerine yer veriyor.

Kitabın önsözünde şöyle deniyor: “Türk’ün asırlar boyunca uğruna hayatını ortaya koyduğu Îlâ-yı Kelimetullah davasının savunucuları arasında yer alan Arvâsî, Türk gençliğine Türk’ün İslâm davasının kıyamete kadar sürecek yüce bir dava olduğunu bir büyük öğretmen olarak öğretmiştir.

Ölümünün ardından yıllar geçmesine rağmen etkisini hâlâ sürdüren Arvâsî, Türk milliyetçilerinin, ülkücülerin davasının Allah ve Resulünün davası olduğunu ısrarla savunmuştur. Arvâsî, bu konuda şöyle der: “Aksini iddia edenler, Türk milliyetçilerini ya tanımamakta ya da bühtan etmektedirler. Türk milliyetçisi, Türk-İslâm Ülküsü’ne gönül veren bir adamdır. O, her şeyden önce bir iman adamıdır.”

Aydınların Gözüyle S.Ahmet Arvasi kitabında, Yılmaz Boyunağa, Dilaver Cebeci, Muhip Arvas, Murat Arvas, Vehbi Arvas, Prof.Dr. Hasan Seçen, Sadık Gökçe, Nazif Okumuş, Kemal Çapraz, Rasim Ekşi, Servet Kabaklı gibi çok sayıda gazeteci, yazar, siyasetçi ve gönül adamının Arvasi hakkında hatıraları bulunuyor.


Aydınların Gözüyle Seyyid Ahmet Arvasî

Sefa Koyuncu
Türkiye Gazetesi
15 Kasım 2012


Hüdavendigar Onur'un kaleme aldığı "Aydınların Gözüyle Seyyid Ahmet Arvasî" kitabı, Arvasi'nin akrabaları, arkadaşları, dostları ve sevenlerinin hatıra ve görüşlerine yer veriyor.

Arvasî, Türkiye Gazetesi'ndeki "Hasbihal" köşesinde uzun yıllar eğitici, yönlendirici, irkiltici ve uyarıcı yazılar kaleme almıştı.

Mânâ, ruh ve misyon birliği bakımından Ahmet Yesevî'ye benzetilip "Asrın Yesevîsi" diye tanınan Seyyid Ahmet Arvasî vefatından 24 sene sonra yeni bir eserle tekrar hatırlandı.

Arvasî'nin akrabaları, arkadaşları, dostları ve sevenleri hatıra ve görüşlerini "Aydınların Gözüyle Seyyid Ahmet Arvasî" adlı eserde topladı. Gazeteci-Yazar Hüdavendigar Onur'un hazırladığı kitapta; Yalçın Özer, Mustafa Necati Özfatura, Yılmaz Boyunağa, Dilaver Cebeci, Muhip Arvas, Murat Arvas, Ahmet Doğrusözlü, Vehbi Arvas, Prof. Dr. Hasan Seçen, Sadık Gökçe, Nazif Okumuş, Kemal Çapraz, Rasim Ekşi gibi çok sayıda gazeteci, yazar, siyasetçi ve gönül adamının Arvasi hakkında hatıraları yer alıyor. 

Gazeteci-Yazar Onur'un daha önce de Ahmet Arvasî ile ilgili yayınlanmış 3 kitabı bulunuyor. 56 yıllık ömrünü ecdadına, dinine bağlı, vatanını, bayrağını, milletini seven, bilgili ve temiz bir gençlik yetişmesi için çırpınarak geçiren Seyyid Ahmet Arvasî, Türkiye Gazetesi'ndeki "Hasbihal" köşesinde uzun yıllar eğitici, yönlendirici, irkiltici ve uyarıcı yazılar kaleme almıştı. Son dönemin büyük mütefekkir ve ilim adamı merhum Arvasî, bir gönül adamı olduğu kadar, akıl adamı ve iyi bir eğitimci idi. O hayatı boyunca kendisine, yaratılanların en üstünü ve güzeller güzeli Sevgili ve Şerefli Peygamber Efendimizi örnek almış, imanı kâmil bir "Mümin" ve büyük bir "Hakk aşığı" idi.

Son nefesine kadar Türklüğe ve İslâm'a hizmet etmek için çırpınan, son derece ihlâslı ve yazdıklarını da yaşayan samimi ve dürüst bir kimse idi. Fertlerden başlayarak toplumun bütün alanlarında yeni bir dirilişi öngören yazıları, yaptığı ateşli konuşmaları, kaleme aldığı gazete makaleleri ile teorik bir yeni toplum modeli sunan Arvasî, her zaman farklı duruşuyla dikkat çekti. Hemen her fikir adamı gibi, onun da hayatı çile ile geçti.

Baskılar, yıldırmalar, korkutmalar, hapishaneler, işkenceler; hasılı enva-i çeşit zulümlerden hiç birisi onu, doğru bildiği yoldan asla alıkoymadı. En olumsuz şartlarda bile hep dik durdu; gerçeği bütün gücüyle haykırdı. İşte bu mesajı alan on binler, Arvasî'yi Fatih Camii avlusundaki cenaze namazında yalnız bırakmadı...

Seyyid Ahmet Arvasî'nin hayatı

15 Şubat l932 tarihinde Ağrı ilinin Doğubayazıt ilçesinde dünyaya gelen Seyyid Ahmed Arvasî'nin ailesi aslen Van'ın Müküs (Bahçesaray) ilçesine bağlı Arvas (Doğanyayla) köyündendir. Babası Gümrük Müdürlüğü'nden emekli Abdülhakim Efendi, annesi Cevahir Hanımdır. Ailesi Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in soyundan geldiği için "Seyyid" sıfatıyla tanınmıştır.

Ailenin altı çocuğundan beşincisi olan Seyyid Ahmed Arvasî, ilköğrenimine Van'da başlayıp öğreniminin bu ilk kademesini Doğubayazıt'ta tamamlamıştır. Ortaokulu Erzurum'da bitiren Arvasî, lise öğrenimine Erzurum Erkek Öğretmen Okulunda başladı, bu öğrenimini de Erciş Öğretmen Okulunda bitirdi.

1952 yılında Konya'nın Doğanbeyli nahiyesinde ilkokul öğretmeni olarak göreve başladı. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik görevini sürdüren Arvasî, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Pedagoji Bölümünü 1958 yılında tamamlayarak çeşitli eğitim enstitülerinde pedagoji öğretmenliği yaptı. 1978 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü'nden yirmi dört arkadaşıyla birlikte siyasî sâiklerle sürgün edilen Arvasî, l979 yılında emekli olmak zorunda kaldı.

Aynı yıl Milliyetçi Hareket Partisi Olağan Kongresi'nde Genel İdare Kurulu Üyesi sıfatıyla aktif siyasete atıldı. 12 Eylül 1980 darbesinden sonraki zulüm yıllarında Mamak zindanlarında çile dolduran S. Ahmed Arvasî ilk kalp krizini burada geçirdi. Bu olayı Başbuğ Alparslan Türkeş daha sonra şöyle anlatmıştır: "…tutukevinde geçirdiği kalp rahatsızlığı dolayısıyla Ankara Mevki Hastanesi'ne kaldırıldı. O gün daha dün gibi hatırımdadır. Görevliler kendisini hastaneye gitmesi için aşağıya indirdiler. Biz, yukarıda kalmıştık. Odamın penceresinden dış kapının açıldığı merdivenleri görebiliyordum.

Arvasî hocamızı hastaneye götürecek cankurtaran henüz gelmemişti. Ayakta bekleyecek hâli yoktu. Bitkin bir vaziyette taş merdivenlere oturarak cankurtaranın gelmesini bekledi. Yukarıdan askere seslendim. Bir binbaşı çıktı. Kendisine Arvasî Bey'in rahatsız olduğunu, bir sandalye getirilmesi için emir buyrulmasını rica ettim. Bu ricamdan sonra sandalye getirdiler. Daha sonra cankurtaran geldi ve uzaktan birbirimize el sallayarak ayrıldık, vedâlaştık…"

Bu tarihten sonra da inandığı ve uğruna başını koyduğu Türk-İslâm dâvâsını milletine anlatmayı sürdüren Seyyid Ahmed Arvasî, 31 Aralık 1988 tarihinde, daktilosunun başında iken Hakk'a yürüdü.

Uyanış Yayınevi Tel: 0212 527 29 49
www.uyanis.com.tr



Aydınlar S.Ahmet Arvasi’yi anlattı

Dünya Bizim

1 Aralık 2012

Hüdavendigar Onur’un hazırladığı Aydınların Gözüyle S.Ahmet Arvasi kitabı Uyanış Yayınevi tarafından yayımlandı..

Gazeteci yazar Hüdavendigar Onur’un hazırladığı Aydınların Gözüyle S.Ahmet Arvasi kitabı Uyanış Yayınevi tarafından yayımlandı.

Onur, kitabında, Arvasi’nin akrabaları, arkadaşları, dostları ve sevenlerinin hatıra ve görüşlerine yer veriyor.

Aydınların Gözüyle S.Ahmet Arvasi kitabında, Dilaver Cebeci, Nazif Okumuş, Kemal Çapraz, Rasim Ekşi, Servet Kabaklı gibi çok sayıda gazeteci, yazar, siyasetçi ve gönül adamının Arvasi hakkında hatıraları bulunuyor.


Aydınların Gözüyle Seyyid Ahmet Arvasî

Dr. Veysi Erken
27 Aralık 2012


"Âlimin ölümü âlemin ölümü"dür nazarımızda. Takvimler 1988 yılının 31 Aralık gününü gösterdiğinde çağımızın Alperenlerinden âlim, mütefekkir ve mürebbi S.Ahmet Arvasi hocamız vuslata erdi. O hep "Hakk" ile olmuştu. Her kulun"Hakk" ile olması derdinde idi.

Onun için Şanlı peygamberi "usve" edinmiş ve bu yönü ile "usve" olmaya çalışmıştır.

O her şeyi ile gençliğe bir "usve" günümüzün ifadesiyle"rol model" olmuş bir Alperen'di. O, bir siyasetçi, eğitimci, muallim ve mürebbilik sıfatlarıyla münevver mücadele adamıdır.

O örnek şahsiyettir.

Örnek şahsiyetlerini kaybeden toplumların çöküntüleri kolaylaşır.

Merhum hocamızın eserleri ortada. Eserleriyle topluma ve insanlığa "rol model"liği devam etmektedir.

S. Ahmet Arvasi’nin izinin her sahada izlenmesi gerekir.

Merhum hocamızla ilgili eserler hazırlamış olan Hüdavendigar Onur beyefendi yine kıymetli bir çalışmaya imza atmış.

Aydınların Gözüyle S. Ahmet Arvasi isimli çalışmasını ilim alemine kazandırmış.

Çok değerli ve muhtevalı bir çalışma.

S. Ahmet Arvasi’nin fikirlerini, düşüncesini, yaşayışını ve ızdırabını anlamak isteyenlerin edinmesi gereken bir çalışma.

Özellikle genç nesillere tavsiye ediyorum.

Zira gençlik daha kolay örnek şahsiyetler edinir. Merhum hocamız gibileri “usve” edinemeyen gençlik “idol”une tapar hale gelebilir.

Uyanış Yayınevi'ni bu anlamda tebrik ediyorum. S. Ahmet Arvasi’nin düşünce yapısını yeni nesillere aktaracak yeni eserlere imza atmasını bekliyoruz.

Haydi gençler kitabı edinmeye ve okumaya. 

Selam ve Sabırla.


'Düşünen Adamdan Mektup Var'

www.iha.com.tr
4 Temmuz 2014

Türk fikir hayatının abide şahsiyetlerinden, mütefekkir S. Ahmet Arvasi’nin 1980 öncesinde neşredilmiş çok sayıda yazısı gün yüzüne çıktı.

Arvasi’nin 12 Eylül öncesi Hergün gazetesinde kaleme aldığı makaleleri üç cilt olarak “Türk-İslam Ülküsü” adıyla defalarca basılmıştı. Türkiye’de sağ görüşlü hareketler ve S.Ahmet Arvasi hakkında yaptığı çalışmalarla tanınan Gazeteci Yazar Hüdavendigâr Onur, Türk-İslam Ülküsü’ne dahil edilmeyen yazıların da bulunduğunu belirledi ve bunları “Düşünen Adamdan Mektup Var” isimli kitapta bir araya getirdi.

Uyanış Yayınevi’nden çıkan 270 sayfalık kitapta Arvasi, Türkiye’nin zor günlerdeki durumu, İslam dünyası ve Türk dünyasının sorunlarını incelerken Türk milliyetçilerine yapılan saldırılara da cevap veriyor. "İdeolojiler dini midir, felsefi midir?", "Hıristiyanlığın çöküşü, felsefi ideolojileri güçlendirdi mi?", "Felsefi ideolojiler karşısında İslamiyet’in durumu nedir?", "Milliyetçilik İslamiyet’e aykırı mıdır?" Arvasi Hoca'nın cevapladığı sorulardan bazıları...


S. Ahmet Arvâsî’yi Anlama

Arslan Tekin
Yeniçağ Gazetesi
13 Ağustos 2014

Hüdavendigâr Onur, kendisini S. Ahmet Arvâsî’ye adamış bir yazar. Arvâsî hakkında araştırmalar yapıyor, gazete köşelerinde kalmış yazılarını topluyor, onu tanıyan, onunla ilgilenen herkese ulaşıyor, hakkında bilinmeyenler bilgileri kitaplaştırıyor. Şimdiye kadar Arvâsî üzerine beş eser çıkardı: Asrın Yesevisi S. Ahmet Arvâsî, Arvâsî Hocayla Başbaşa, S. Ahmet Arvâsî Kronolojisi, Aydınların Gözüyle S. Ahmet Arvâsî... Sonuncusu: Düşünen Adamdan Mektup Var-S. Ahmet Arvâsî.

S. Ahmet Arvâsî’nin isminin başındaki “S.” “Seyyid”liğine işarettir. Yani Hz. Peygamber’in soyundandır.

Hz. Peygamber’in soyu çoklukla Türkleşmiş bir soydur. İnceleyin bu sonuca siz de varacaksınız. Emevîler saltanatı Hz. Ali ve Hz. Fatıma’dan devam eden soya dirlik vermedi. Çoğu Horasan’a ve hatta Türkistan içlerine göçtü; çokluk Türk, azlık Fars soylularla evlendiler. Yıllar, on yıllar, yüz yıllar geçtikçe çoğaldılar. Kimi Abbasîler zamanında ata yurtlarına döndüler, kimi fütûhatla Anadolu içlerine yayıldılar.

Alevîlikte “dede”nin Ehl-i Beyt’ten olması meselesi bu fütûhata dayanır. Bütün dedelerin Hz. Ali soyundan geldiğine inanılır ve dedelik şartlarından biri de budur.

S. Ahmet Arvâsî, “Afrika’da bir kabilede doğsaydım yine Türk milliyetçisi olurdum.” sözünün üzerinde uzun uzun düşünmek gerekir.

Hüdavendigâr Onur da “Düşünen Adamdan Mektup Var” ın “Önsöz” ünde bunu izah etmiştir:

“Hayat görüşü olarak Türk-İslâm ülküsünü benimseyen Arvâsî, Batı’daki milliyetçilik anlayışıyla Doğu’daki milliyetçiliğin aynı olmadığını belirtmiş, Türk milliyetçiliğinin biyolojik ırkçılıkla alâkasının olmadığını vurgulamıştır. Arvâsî’ye göre, bir içtimaî ırk gerçeği vardır ve bunun ırkçılıkla, dar kavmiyet anlayışıyla bağlantısı yoktur.”

“Düşünen Adamdan Mektup Var” , Hergün gazetesinde yayınlanan ve şimdiye kadar kitaplarına girmeyen yazıları bir araya getirilmiştir.

Merhum S. Ahmet Arvasî Hoca’nın her bir satırı ayrı bir kıymettir. Bütün kitapları tekrar tekrar basılmıştır. Üç ciltlik “Türk İslâm Ülküsü” özellikle bir “keşif” kitabıdır. (Bilgeoğuz Yay., 02125273365). Okudukça yeni bir şeyler keşfediyor, yeni bir şeylerin farkına varıyor, kültürün derinliklerinde yol alırken yöneldiğiniz istikametin her adımında bir işaret taşı buluyorsunuz.

Arvâsî, Hergün’de çıkan ilk yazısında “Başlarken” başlığı altında “Günlük ve politik hareketlere bulaşmadan Türk-İslâm ülküsüne hizmet edeceğiz.” demektedir. (Kitapta verilmemekle beraber yazının çıktığı tarih 1 Mart 1978’dir. Ben de o sıra Hergün’deydim.)

Arvâsî Hoca, bu ilk yazısında şu tespitiyle bir bakıma fikrini özetliyor:

“Hiç şüphesiz, düşüncelerimize biçim veren iki temel değerimiz vardır: Bunlardan birincisi, Âlemlere rahmet olarak gönderilen şanlı ve yüce Peygamberimizin (O’na selâm olsun) bize tebliğ buyurdukları, İslâmiyet’tir. İkincisi ise, bütün tarihi boyunca ’muvahhit’kalmış ve İslâm’la şereflendikten sonra yüce Peygamberimiz ve ulvi kadrosundan sonra en büyük savunucusu olmuş, tam dört yüzyıl, Peygamberin kutlu vekili olmakla taçlanmış şanlı Türk milletinin tarihi, kültürü ve medeniyetidir.”

Bize, Arvâsî Hoca’yı tekrar okuttuğu için Hüdavendigâr Onur’a teşekkür etmek düşer. (Uyanış Yay. 021 527 29 49).



Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam69
Toplam Ziyaret746898
Namaz Vakitleri

Takvim
Saat