• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/uyanisyayinevi
  • https://twitter.com/Uyanis_Yayinevi

Günün Sözü

Fener Yayınları




Ağlama Gözlerim - Ahmet Aytaç
Ağlama Gözlerim - Ahmet Aytaç

"Babam, çok özledim seni, Beni göremeden gittin öbür dünyaya, Gözlerin açıklığını taa oralarda hissettim. Hani bana melek kızım derdin ya. O
melek kızın kanatlarını kırdılar, Benim gül kızım derdin ya, Koklamaya kıyamadığın gülünü soldurdular. Bilinmez diyarlara gittim. Böyle
olacağını sen nereden bilecektin. Hani anlatmışlardı gözleri kamaştıran sarayları. O saraylar benim için zindandı babam.

Uzak diyarlarda hep seni bekledim, Kanatlı beyaz atına sılaya beni uçurasın diye. Ahh Babam ah çok özledim seni. Geldim kokunu almaya.
Sesini duymaya. Heyhat Beni bırakıp gitmişsin canım babam. Her gün geleceğim, hep yanında olacağım. Kara topraklara babam diye yüzümü
süreceğim.

Seni çok özledim babam, Aç kollarını sar beni. Götür bilinmeyen uzaklara, Babam girmek istedim kara toprağa. Yanına babam yanına.
Tarifi yapılmayan nice duygularla, Oraya babam oraya gelmek her şeyden kaçmak için geleceğim babam, az kaldı cesaretimi toplamaya"

Not: Kitabın fiyatı 12 TL dir.
İndirimli fiyatı 9 TL dir.
Kapıda ödemeli olarak gönderilir.
Kargo ücreti alıcıya aittir.

Aşk Yolu - Kemâl Köksal
Aşk Yolu - Kemâl Köksal

Mümtaz bir yandan Dilyar'ın hasretini çekerken diğer yandan da İhsan'ın telkin ettiği yolu takip edip ilahi aşkın cezbesi ile sarhoşluk halleri yaşıyordu. Bu cezbe hallerinin verdiği haz dünyada hiçbir şeyden alınan hazza benzemiyor adeta Mümtaz'ı başka alemlere başka boyutlara taşıyordu.

Kamil Hoca mümtaz'a, yine şefkatle baktı.

"Senin yerin benim yanım, artık bu dünya sana bir çilehane ve her yer sana dört duvardır. Çilen ise sonsuz aşk yolunda bir ağacın altında gölgelenme vakti kadardır." dedi.

Not: Kitabın fiyatı 15 TL dir.
İndirimli fiyatı 12 TL dir.
Kapıda ödemeli olarak gönderilir.
Kargo ücreti alıcıya aittir.

Batman Kılınç - Aqil Abbas
Batman Kılınç - Aqil Abbas

Aqil Abbas, Azerbaycan Edebiyatının milli dönemi diyebileceğimiz dönemin önemli yazarlarından biridir.

Elinizdeki eser Batman Kılınç, Aqil Abbas Beyin ustalık eserlerinden olup, Turan-İran arasındaki mücadelelerin önemli kahramanlarından biri olan Karabağ meşhur komutanlarından Mehmet bey Cevanşir'e hasredilmiş, tarihin karanlıklarda kalmış bu mücadelesinin önemli sayfalarını açığa çıkarmaktadır.

Not: Kitabın fiyatı 12 TL dir.
İndirimli fiyatı 9 TL dir.
Kapıda ödemeli olarak gönderilir.
Kargo ücreti alıcıya aittir.

Berivan - Ahmet Aytaç
Berivan - Ahmet Aytaç

BERİVAN. Mardin'in bir köyünden, Hollanda'ya uzanan yaşanmış aykırı bir hikaye. Köyünden başka yeri bilmeyen Berivan, kaderin cilvesiyle önce köyünden sonra vatanından oldu. Örgüt onu Hollanda'ya kadar getirdi. Çarpıklıklar, ihanetler ve kalleşlikleri gördü yaşadı. Bütün kötülüklere isyan etti. Töre gereği ve Örgütçülerin hedefi haline geldi ve o yapması gerekeni yaptı.

Not: Kitabın fiyatı 13 TL dir.
İndirimli fiyatı 10 TL dir.
Kargo ücreti: 8 TL dir.

Kapıda ödemeli olarak gönderilir.
Kargo ücreti alıcıya aittir.

 

Firari Sevdam - Ahmet Aytaç
Firari Sevdam - Ahmet Aytaç

İnsan hayatının baştan sona bir firar olmadığını kim iddia edebilir ki?

Dünyaya merhaba dememizle başlayan insanoğlunun bu kaçış hikayesi,
ölüm denen "büyük gözaltı" ile son bulmuyor mu?

Hep kaçmıyor muyuz? Kimi zaman gerçeklerden, kimi zaman sevdiklerimizden?

Hatta bir sevgiye, bir kurtuluşa koşarken bile, bir başka sevgiden
veya sevenden kaçmıyor muyuz?

"Firari Sevdam" baştan sona özel bir alanda ve dar bir zamana
sıkıştırılmış böylesi bir kaçışın hikayesi. Kim demiş, "mahpushane bir
esaret hücresi" diye?

Belki de, insanın iç hürriyetinin ulaşabileceği yegane sığınak.

Sözde "mahpushanenin demir parmaklıkları" arkasından kurtulup!
Hürriyet adına yola çıkan, son derece ilginç tesadüflerle savrularak
bir manastırda devam eden genç bir adamın hikayesi bu, "Firari Sevdam"

Çoğumuzun kaderinde yazılı olabilecek böylesine bir firara hazır mısınız?

Roman konusu

Cezaevinden şartla tahliye olduktan sonra infazı yanan bir gencin
tekrar Hapishaneye girmemek için başkasının kimliğiyle Belçika ya
gelir ve iltica´ya müracaat eder. Türkiye Cumhuriyetinin aleyhine
ifade vermediği Türkiye'yi kötülemediği aksi halde savunduğu için
iltica talebi reddedilir ve illegal olarak bu ülkede yaşamak için
mücadeleye girişir. Kendisine yer verilen yer Katolik Manastırıdır.
Bir yıla yakın Manastırda Rahibelerin ve rahibe adaylarının arasında
yaşar ve iki din iki kültür arasındaki çelişkiler kurulan tuzaklar
neticesinde yılmadan mücadele eder.

Kendisine teklif edilen imkanları kabul etmediği için olmadık
zorluklarla karşılaşır ve vermiş olduğu mücadele sonunda bu ülkede
oturum hakkını illegallere çıkan af tan yararlanarak alır. 1994
yılından 1996 yılına kadar Anvers şehrinde Türkleri yıldırmak isteyen
bölücülerle ve Türk gençlerinin uyuşturucu bataklığına girmemesi
benliğini kaybetmemesi için girdiği mücadeleyi anlatıyor.

Not: Kitabın fiyatı 13 TL dir.
İndirimli fiyatı 10 TL dir.
Kapıda ödemeli olarak gönderilir.
Kargo ücreti alıcıya aittir.

Gün Doğmadan - Ahmet Aytaç
Gün Doğmadan - Ahmet Aytaç

Ahmet Aytaç içimizden biri. Hani şu en çok edebiyatı yapılan fakat bir türlü gerçeği idrak edilemeyen, edilmeyen Anadolu Türk insanlarından biri.

Anadolu'nun kuş uçmaz, kervan geçmez köylerinden birinde doğar. (1960, Aksaray, Sultan Hanı). Gençliğini 12 Eylül cuntacılarıyla, zindanlarına teslim edeceği neslin kurbanlarından biri olacağının farkına varmadan yüzlerce Türk gencinin kaderini paylaşmak zorunda kalır. Gerçi kurban olduğunun farkında değildir ama, farkında olduğu bir şey vardır o da, bu günün Türkiye'sinin habercisi olan Türk insanına düşmanlıkta iblise taş çıkartan bir kinle saldıran Batı Emperyalizmi'nin yerli uşaklarına karşı çıkma gerekliliğidir.

Aytaç böyle düşünür, fakat onu yolunun sonunda o iğrenç uşakların kurmuş olduğu tuzaklar beklemektedir. 24 yıl ağır cezaya mahkum edilir.
Bilfiil 9 yıl Çanakkale E Tipi cezaevinde olmadık acı ve ızdıraplara
katlanarak yatar. Bir o kadarını da hapishaneden çıktıktan sonra. Epey
bir zaman Türkiye, Milli Gazete, Yeni Düşünce, Vahdet, Bayrak
gazeteleriyle, Türk Edebiyatı, Boğaziçi, Mavera, Bizim Ocak, Birliğe
Çağrı ve Genç Alperen dergilerinde yazı yazan Ahmet Aytaç, en sonunda
bu ülkeyi terk etmek zorunda kalır.

Kendi uzaklarda, yüreği bu ülke için çarpan Aytaç ilk baskısını "Hazine Adası" adıyla yayımladığı "Gün Doğmadan" adını taşıyan bu romanında, özellikle ´80 kuşağının içinde bulunduğu çelişkileri, acıları, umutlarla, umutsuzlukları anlatmaktadır. Hiç şüphesiz Gün Doğmadan'da kendimizden bir şeyler, kendi gerçeklerimizin acımasızlığı yeralmakta.

Bu acımasız gerçeklerle yüzyüze gelmeye hazır mısınız?

Not: Kitabın fiyatı 12 TL dir.
İndirimli fiyatı 9 TL dir.
Kapıda ödemeli olarak gönderilir.
Kargo ücreti alıcıya aittir.

Mahpushane Mektupları - Ahmet Aytaç
Mahpushane Mektupları - Ahmet Aytaç

12 Eylül 1980

Geceyi çeyrek geçe, yolların tutulup, barikatlar kurularak, Amerikan
Jiplerinden inen Sten tabancalı adamların, insanları derin
uykularından uyandırarak, Amerikan arabalarına doldurup, meçhul
yerlere götürüldüğü o meş'um Eylül gecesi.

Türkiye'nin geleceği üzerine anlaşmaya varılmakla son bulan 80
darbesiyle, cuntacılar görevlerini tastamam bitirip, geleceği İMF ve
uluslararası emperyalizmin işbirlikçilerine teslim ettiklerinde, on
yıldan beri devam eden örtülü iç savaş da son bulmuştu.

Bunun bedeli ise, iç savaş yıllarında birbirine hasım hale getirilen
bu toprağın çocukları Ülkücülerle, Solculara ağır bir bedel olarak
ödetilecekti. Cunta hücreleriyle, mahkemeleri ve hapishanelerinde
hatıra ve mektuplar o yılların canlı tek şahitleri olarak kaldı.

Bunlardan Sol'a ait bir kısmı yayınlanırken, Ülkücülere ait olanlar
hemen hemen hiç yayınlanmadı. Kırgınlıklar, unutulmuşluklar, ihanetler
ve bütün fukaralığına rağmen yine de Türkiye adına bir umut ışığı
taşıyan bu toprağın çocuklarına ait mektuplar, mahkum Ahmet Aytaç'ın
kaleminden ibretlik birer vesika olarak tarihe kayıt düşmektedir.

Not: Kitabın fiyatı 13 TL dir.
İndirimli fiyatı 10 TL dir.
Kapıda ödemeli olarak gönderilir.
Kargo ücreti alıcıya aittir.

Son Avarlı - Ferudün Dingeç
Son Avarlı - Ferudün Dingeç

6. y.y. ortalarında, Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa’ya akan Avar ordusunda bir subay olan Yalaz’ın Doğu Roma askerlerine insansız savaş arabalarıyla saldırmalarını, savaş sonrası ise ailesinin izini kaybederek onları ararken, Avar Kağanı Bay-An’ın emriyle yeni savaşlara katılmasını, fetihlerini, aklın ve cesaretin, bilek gücüyle birleşmesinden büyük zaferler kazanılacağını su gibi akıp giden kelimelerle anlatan sarsıcı bir roman.

Not: Kitabın fiyatı 12 TL dir.
İndirimli fiyatı 9 TL dir.
Kapıda ödemeli olarak gönderilir.
Kargo ücreti alıcıya aittir.

Unutmak İhanettir kitabının geliriyle

Şehidimiz adına hayrat yapılacaktır.

Unutmak İhanettir - Mustafa Çobanoğlu
Unutmak İhanettir - Mustafa Çobanoğlu

Cenazeme bekliyorum sizleri.
Biliyorum; hiç beklemiyordunuz bu daveti.
Birden geliverdi değil mi..
"Daha dün konuşmuştuk ama.." diyorsun....
"Ama nasıl olur!"lar çekip çekiştiriyor iki yakanı...
"Hiç beklenmedik bir ölüm!" bu, değil mi?...(Halbuki her an yanımızda)
"Vakitsiz"
"Erken!"
"Sürpriz!"
İşinize ara vereceksin bugün...
Neşenizi kaçırdım biliyorum.
Kocaman bir pürüz gibi duruverdim karşınızda..
Hızını kestim hayatının.
Dahası, üzerine alındınız.
Ölüm bize de yaklaşırmış dediniz..
Ölmesi kanıksanmış, öleceği gelmiş bir yaştayız artık.
Ölmüş olmasına şaşırılmayan bir adamım.
Bir baksana, ne değişti ki dünyada, ben eksildim diye...!
BoğazKöprüsünde trafik akıyor hâlâ.
Ben öldüm diye şeritleri eksilmedi ya yolların.
Ben öldüm bu defa...
Hayret, şimdiye kadar hep başkalarıydı ölen...
Gitsem de gitmesen de farketmez bir cenaze olurdu camilerden birinin avlusunda.
Belki bir kalabalık çıkagelirdi önüme...
"Ölen biri çıkar bu şehirde her gün!" diye kanıksadığım
Adını bile sormaya zahmet etmediğin.
Eksilenin kim olduğuna aldırış etmediğin.
Gitti diye üzülmediğin birinin cenazesi işte.....
Aynı manzara, aynı tabut, aynı üzgün yüzler...
Aynı güneş gözlükleri.
Sıradan bir cenaze yani.
Ama bu cenazeye mutlaka gitmeliyim.
Seni bilmem ama beni bekliyorlar....
Ayıp olur, çok ayıp...
Davetlilerin yüzüne bakamam sonra.
Dediği gibi şairin, bir musallalık saltanatım bu benim.
Başroldeyim.
Toprağa konulacak adam rolü benim....
Ardından ağlanılacak adamı ben oynayacağım....
Hiç itirazsız karanlığa uzanmak bana düştü bu defa.
Üzerine toprak atılan adamı..
Bir toprak yığının altında yüzü erimeye terkedilen adamı..
Hüzünlerin müsebbibi olacak adamı.
Ayakkabısının kendisini bekleyeceği adamı.
Elbiseleri evden çıkarılacak adamı.
Yatağı boş kalacak adamı.
Akşam eve dönmeyecek adamı.
Şehit kabirleri bekleyecek adamı..
Eve dönmesi beklenmeyecek adamı.
Sofrada yeri boş duracak adamı.
Adı telefon rehberinden silinecek adamı.(Cengiz Akyıldız)
Şehrin dudaklarından yarım ağız çıkmış bir hece gibi önemsizleşecek adamı.
Sevinçlerin ortasına en fazla bir hıçkırık gibi sokulsa bile hatıranın
Evinden hemen kapı dışarı edilecek adamı
Resmine bakıp bakıp da ağlanacak adamı belki.
"Adı neydi.... Hani.... şunu yapardı ya!" diye yokluğu normal
bilinecek(Unutmak İhanettir) diyen adamı...
Soluk bir resimde mahzun bir tebessümün ardında aşklarını saklayan,
susturan adamı.
Ben oynuyorum bugün...
Sahnedeyim.

Not: Kitabın fiyatı 9,9 TL dir.
İndirimli fiyatı 7 TL dir.
Kapıda ödemeli olarak gönderilir.
Kargo ücreti alıcıya aittir.

Yitik Bozkurtlar - Ahmet Aytaç
Yitik Bozkurtlar - Ahmet Aytaç

'70 li yıllarda İzmir'de başlayan gençlik olayları. Zindanlar, idam edilenler, kara toprağa kızıl kurşunlarla girenler ve vatan toprağını onlara çok görenler yüzünden vatanından kopanlar.

Gurbette vatan millet aşkıyla mücadelelerine devam edip, kimi Batı anaforunda kayboldu, kimi kara toprağa kimsesizler mezarlığına kimi de ....
işte o yiğitlerin gerçek isimlerle yaşanmış DESTANları.

Hani nerdeler...
Hani dev gönüllü, sevgi yürekli ele avuca sığmayan delikanlılığın
kitabını yazmış olanlar.
Hücre duvarlarında isimleri kazınanlar.
Mahkeme salonunda adımları sayılanlar.
Yürüdümü dağı taşı savuranlar.
Bir koğuşta kırık dökük sayısız bedenken.
Tek göz,tek kalp, tek söz olabilenler.
Sadece ve sadece.
Bir besmeleyle sonsuzluğa uzananlar.
Tek başına Teşkilat, tek başına devlet gibi olanlar.
Miletim deyince gönlü bulanan, gözleri yüreğinden sulananlar.
Nerde arnavut kaldırımlı sokağımın yoksul kokulu mütevazi bıçkını.
Nerde mahallemin efe mizaçlı kartal bakışlı kurt duruşlu yiğitleri.
Ben değil ben değil vallahi ben değil.
Biziz biriz hep beraberiz diyenler.
Nerde nasıl niye niçin ve hangi nedenle.
Nasılda yok olmuşlar,yokedilmişler.
Fi tarihinin sayfalarında kalarak galiba eskimişler.
Nerden aklıma düştüler bilmem,nedense özlediğim bu kişilikler.
Sahi varmıdır bu günlerde gören bilen tanıyan bu simaları.
Ama anlatan çok, duyan çok, varmış diyenler fazlaca her adımbaşı.
Yoksa gelip gittilerde bizmi göremedik,yaşadığımız kargaşanın kalabalıklığında.
Gören bilen tanıyan varsa banada anlatın gösterin, bir ara
Gösterin ne olur bizahmet banada

ONLAR Bozkırın çocuklarıydı
Yalın ayak yamalı elbiselerle büyüdüler
Karınları bazen aç bazen toktu
İsyan etmediler hep şükürle yetindiler
Herkese koştular çaresizlik içinde
Hastalıklarında ne doktor ne ilaç yüzü gördüler
Seller çağladı, emekler gitti, şükrettiler
Kıraç topraklarla boğuştular, yılmadılar
Yolları yoktu, okulları uzaklarda
Devlet vergi asker dedi hep gittiler
Savaştılar can verdiler madalya istemediler
Hepside uzak diyarlara koştular
Çalıştılar mücadele ettiler, eğilmediler bükülmediler
Kimi kayboldu kimi zandana kimi kara toprağa
Bu vatan bizim dediler
Ama hepside arkalarından hançerlendiler
Kimdir neyin nesidir diye hiç sormadılar
Onlar mı?
YİTİK BOZKURTLAR.

Not: Kitabın fiyatı 13 TL dir.
İndirimli fiyatı 10 TL dir.
Kapıda ödemeli olarak gönderilir.
Kargo ücreti alıcıya aittir.


Yorumlar - Yorum Yaz

Sipariş Formu